Tezmaksan'ın 40.Yılı Capital'de

40 YILDIR ÜRETİME İLHAM VERİYORUZ"

Türkiye'de makina sektörünün en güçlü şirketlerinden biri olan Tezmaksan bu yıl 40'ıncı yaşını kutluyor. TEZMAKSAN GENEL MÜDÜRÜ HAKAN AYDOĞDU, "Kırk yıldır üretime ilham veriyoruz. Bu yolculuğumuzda yatırımlarımız ve yenilikçi anlayışımızla sadece kendi serüvenimizi şekillendirmekle kalmadık, Türk sanayisi için üretimi destekleyecek ve sanayimizin globalde rekabet gücünü artıracak pek çok ürünün de öncülüğünü üstlendik. Türkiye'nin ve dünyanın geleceği otomasyonda. Tezmaksan, fabrika yapan fabrika olarak en yeni teknolojik donanımlarıyla bu geleceğe de hazır" diyor.

Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, sorularımızı şöyle yanıtladı: Tezmaksan bu yıl 40'ıncı yaşını kutluyor. Aile şirketinizde 2'nci kuşak lidersiniz. Öncelikle Tezmaksan'ın kuruluş hikayesini öğrenebilir miyiz?

70'li yıllarda testere makinesi üretimi yapan Uzay Makina kurucu ortaklarından Mustafa Aydoğdu, hem ürettikleri makineleri pazarlamak hem diğer takım tezgahlarını da satmak üzere bir pazarlama firması kurmaya karar verdi. 1981 Yılında Tezmak adıyla kurulan şirketimiz bugün Tezmaksan olarak devam ediyor.

Kırk yıl içinde şirketi dönüştüren en önemli gelişmeler ve yatırımlar neler oldu?

1981"li yıllarda istanbul Ticaret Odası'nda düzenlenen bir etkinlikte rahmetli Turgut Özal, yatırımların desteklenmesi için ithalatın önemini vurguladığı konuşmasından sonra kurucumuz Mustafa Aydoğdu, dünya piyasasında Türkiye'nin rekabet edebileceği teknoloji birikiminin yeterince olmadığını gördü. 0 günün şartlarında istenilen kalite, fiyat ve adetlerde makinaların Türkiye'de temini de mümkün değildi. Dolayısıyla bu teknolojinin sıfırdan üretilmesi yerine yurt dışından temin edilmesi çok daha mantıklıydı. Çünkü yeni dönemle birlikte üretim yapan şirketlerin talepleri bitmiyordu ve her türlü tezgaha ihtiyaçları vardı. Tezmaksan olarak İstanbul'da Tayvanlı şirketlerin kendilerini ve ürünlerini tanıttıkları bir toplantıya katıldık. Halen Türkiye temsilciliğini yaptığımız First Long Chang Machinery şirketinin sahibi Lin ile tanıştık. Lin ile yaptığımız görüşmenin ardından Tayvan'daki fabrikalarını ziyaret ettik. Bu ziyaretlerin sonrasında da 8 adet kalıpçı freze siparişiyle ithalata başladık. 80'lerin serbest ticaret hamleleri, 90'ların kurumsallaşma yatırımları ve 2000'ü yılların bilgi çağı dönemlerine paralel biz de atılımlarımızı bu yönde geliştirdik. 2010'lardan sonra önemi daha da artan Endüstri 4.0 ile teknoloji ve inovasyon yatırımlarımıza hız verdik. Bu yıllardaki öngörülerimizin ve aldığımız kararların meyvelerini, küresel pandemi döneminde alıyoruz. Şirket olarak dijital dönüşüm yolculuğunda yerli mühendis ve yazılım uzmanlarını bünyemizde istihdam ederek bu sayede satışını yaptığımız makinelerin verimliliklerini analiz etmeye başladık. Ve üretimin en önemli kriteri haline gelen takip ve verimlilik yazılımı Kapasitematik platformunun yerli üreticisi olduk. Bu yolculuğumuz sırasında yaptığımız yatırım ve yenilikçi anlayışla sadece kendi serüvenimizi şekillendirmekle kalmadık. Özellikle Türk sanayisi için üretimi destekleyecek ve sanayimizin globalde rekabet gücünü artıracak pek çok ürünün de öncülüğünü üstlendik. Babanızdan öğrendiğiniz en önemli iş ve liderlik becerileri neler oldu? Babamız hep bırarada olmamızı, ne olursa olsun birliğimizin bozulmamasını ister. Kazanılan para da mutlaka tekrar işe yatırılmalı, mütevazı şekilde harcanmalıdır. Bu da aslında gücün bölünmemesi, bir nevi sürekliliğin sağlanması açısından oldukça önemli... Yüzde 100 müşteri odaklı ve şeffaf olunmasının yanı sıra güven ve aidiyet üzerine kurulu bir strateji izlenmesini de önemser.

Siz kaç yıldır şirkette görev alıyorsunuz? Sizin liderliğinizde nasıl bir dönüşüm yaşandı?

Tezmaksan'da 20'nci yılımı doldurdum. Ekonomi okumanın verdiği avantajla yöneticilik dönemimde önemli atılımlar gerçekleştirdik, ilk olarak alımlardaki yüzde 5'e yakın olan teyidli akreditif masraflarını sıfıra indirdik; Serbest Bölge yatırımını hızlandırarak 40 YILDIR ÜRETİME İLHAM VERİYORUZ. "TURK SANAYİSİ İÇİN PANDEMİ FIRSAT DOĞURDU" 100 MİLYON DOLARA DOĞRU 2020 yılında Tezmaksan'ın cirosu 65 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bir önceki yıla oranla yüzde 50 büyüdük. Türkiye sanayisi de takım tezgahları yatırımında bir önceki yıla göre yüzde 20 büyüme kaydetti. Türkiye sanayisi için pandemi çok büyük bir fırsat doğurduNavlun konusu hepimizin beklemediği ' bir anda ortaya çıktı. Ve talep artışıyla makine fiyatları yüzde 20-30 arttı. Bu nedenle makine tedariğinde ciddi sıkıntılar yaşandı. Buna rağmen 2021 yılı için 100 milyon dolar ciro hedefi koyduk, ikinci yarısında yaptığımız stratejik planlamalar sayesinde hedeflerimiz yolunda gidiyor. Türkiye'de belki de bir ilk olarak CNC tezgah stoku tutarak rakiplerden ayrıştık. 2000-2005 arasında yaklaşık 4 kat büyüme yakaladık. 2009 krizinden sonra tamamen dijitalleşmeye geçtik. Dünyada örneği olmayan bir sistem geliştirdik. Her müşteri ve her makinenin davranışları kayıt altına alındı. Bu veriler elimizde olunca Türkiye'de bir ilk olan makine kiralama yöntemini geliştirdik. Kiralık makinelerimizi takip etme gerekliliğinden yola çıkınca Kapasitematik adlı makine takip ve verimlilik yazılımımız gelişti, www.parkurda.com portalı ile onları dijital dünyayla tanıştırmaya başladık. Bu anlamda Türkiye'deki ilk B2B dijital platformunu oluşturarak KOBİ'lerımızın yurt dışı pazarlara açılmalarına imkan sağladık.

Siz endüstri 4.0 devrimiyle nasıl bir dönüşüm yaşadınız?

Tezmaksan olarak yıllardır tüm sektöre "Üretelim" diye sesleniyoruz. Çünkü değişen çağ üretmenin kriterlerini de günden güne değiştiriyor. Daima kendini güncelleyen ve ileriye bakan bir kurum olarak kendimizi robotlaşmayı da analiz edebilen, "GELECEĞE HAZIRIZ"  olarak hedefimiz çok net; karanlık fabbrikalar sergileyen, operatörsüz üretim hatları olan, fiziken fabrikada olmadan , fabrika ve makinelerin dijital ikizleri ile çalışan nesil hedefliyoruz. Tezmaksan, fabrika yapan fabrika olarak en yeni teknolojik donanımlarıyla bu geleceğe de hazır. Türkiye'nin ve dünyanın geleceği otomasyonda. Buna endüstriyel robotları da dahil ederek söylüyorum. Günümüzde devamlı tekrar eden işlerin robotlar tarafından yapılmaması için hiçbir sebep yok. "GÜCÜMÜZ İNSAN KAYNAĞIMIZ" 40 yıllık serüveninde Tezmaksan'ın en önemli gücü insan kaynağı oldu. Tezmaksan'da 20 yılını, 15 yılını dolduran onlarca çalışanımız var. Bunun sebebi ortak bir hayal için inançla çalışmamız ve yönetimde şeffaf olmamız diye düşünüyorum. Tezmaksan çalışanıyla kurduğu aile bağını uzun yıllar sürdürülebilir bir şekilde ilerletmek için çalışıyor. Bunun için eğitim ve malzeme konularında her zaman çalışanlarımızın yanındayız. yanında robot projeleri teslim eden ve binlerce sektör temsilcisinin buluştuğu bir ekosistemin kurucusu olarak konumlandırdık. Şirketlerin robotlu otomasyon danışmanlığını yapan ve dönüşümünü gerçekleştiren, fabrikasını, makinelerini ve üretimini anlık izleme imkanını sunan, bunları yaparken de nitelikli iş gücü desteği veren ve tüm bu hizmetleri kiralama imkanı sağlayarak 360 derece hizmet veren bir teknoloji şirketiyiz.

Kurduğunuz pek çok yeni şirket de var. Tezmaksan bugün hangi alanlara odaklanıyor?

Vega Makina, kaynak konusunda hizmet veren şirketimiz. Market otomasyon, yapay zeka, otomasyon ürünleri ile makine üreticilerine hizmet vermekteyiz. Tezmaksan Robotics de katma değeri yüksek robotlu otomasyon ve CNC takım tezgahları üretimi konusunda faaliyet gösteriyor.

Teknolojik kiralama sadece Tezmaksan’ın portföyü değil müşterinin beğendiği her türlü makinenin kiralanması fırsatını sunuyor. Kapasitematik ve Parkurda şu an için startup şeklinde. Her ikisinin de ayrı birer şirket olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

2020 cironuz ne oldu? Pandemi nasıl etkiledi?

2020 yılında Tezmaksan’ın cirosu 65 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bir  önceki yıla oranla yüzde 50 büyüdük. Türkiye sanayisi de takım tezgahları yatırımında bir önceki yıla göre yüzde 20 büyüme kaydetti. Bakıldığında Türkiye sanayisi için pandemi çok büyük bir fırsat doğurdu.

 

2021’de sanayi üretiminin pozitife dönmesi sizi nasıl etkiliyor? 2021 ciro hedefiniz nedir?

Navlun konusu hepimizin beklemediği bir anda ortaya çıktı. Ve talep artışıyla makine fiyatları yüzde 20-30 arttı. Bu nedenle makine tedariğinde ciddi sıkıntılar yaşandı. Buna rağmen 2021 yılı için 100 milyon dolar ciro hedefi koyduk. 2020 ikinci yarısında yaptığımız stratejik planlamalar sayesinde hedeflerimiz yolunda gidiyor.

 

Gelecek 5-10 yılda nasıl bir Tezmaksan göreceğiz? Hedeflediğiniz noktadan bahseder misiniz?

Tezmaksan olarak hedefimiz çok net; karanlık fabrikalar sergileyen, operatörsüz üretim hatta ölçüm hatları olan, fiziken fabrikada olmadan ekran, fabrika ve makinelerin dijital ikizleri ile çalışan bir nesil hedefliyoruz. Çünkü gençler akıllı gözlüklerle üretimi takip etmek, makinenin yanına gitmeden uzaktan makineyi

 programlamak, makineleri robotlarla yükleyip boşaltmak, hatta makinenin ihtiyaçlarını dahi uzaktan çözmek  istiyor. Tezmaksan, fabrika yapan fabrika olarak en yeni teknolojik donanımlarıyla bu geleceğe de hazır.

 

Start up’larla işbirliği yapıyor musunuz? Start up kurdunuz. Start up ekosistemi neden ilginiz çekiyor? Gelecek start up’larda mı? Yatırımcı kimliğiniz de var mı?

Aslına bakarsanız Makine Kiralama, Parkurda ve Kapasitematik birer startup. İhtiyacımız olmadığı için bugün kendi öz sermayemizle büyütüyoruz. Bunun dezavantajlarını kısa vadede görüyoruz ancak uzun vadede kendi içimizde tutmanın artıya dönüşeceğine inanıyoruz. Bunun haricinde startuplarla görüşmelerimiz tabii ki oluyor. Vega Makina ve Market Otomasyon da birer startup olarak başladı ve Tezmaksan’ın iştiraki olan firmalar. Vega’nın bu yıl 40 milyon TL, Market Otomasyon’un ise 100 milyon TL ciro hedefi var.

 

 Endüstriyel robot pazarında yaşanan büyüme ve ortaya çıkan yeni iş fırsatları hakkında gençlere mesajlarınız olur mu?

Türkiye’nin ve dünyanın geleceği otomasyonda. Buna endüstriyel robotları da dahil ederek söylüyorum. Günümüzde devamlı tekrar eden işlerin robotlar tarafından yapılmaması için hiçbir sebep yok. Dünyanın en kalabalık, nispeten iş gücünün rekabetçi olduğu Çin, satılan her üç robottan birisini satın alıyor. Robot yatırımlarına baktığınızda, iş gücü maliyetlerinin rekabetçi olduğu ülkelerde yoğunlaştığını görürsünüz. Çünkü ucuz işçilik sürdürülebilir bir durum değil. Eskiden spor endüstrisi, iş gücünün ucuz olduğu Endonezya, Malezya, Filipinler gibi ülkelerde üretim yaparak dünyaya satarlardı. Bugün Almanya’daki karanlık fabrikalarda ucuz işçiliğin olduğu bölgelerden dahi daha ucuz maliyetle üretim yaparak dünyaya satıyorlar. Ancak bu robotların da birileri tarafından programlanması, üretim planlaması, bakımlarının yapılması gerekiyor, bunu da bizler yetişmekte olan ve teknolojiye yatkınlıkları son derece fazla olan genç iş gücümüzle yapabiliriz.

 



İlginizi Çekebilir

Makineler İstiklal Marşı'nı söyledi
KOBİ'lere yeni yatırım anahtarı: Operasyonel Kiral...
Tezmaksan'dan Meslek Lisesi Öğrencilerinin Geleceğ...